Uzakta, Aynı Göğün Altında
Bir ülke… Doğası cömert, toprağı yeşilin binbir tonunu bağrında saklayan; havası berrak, göğü neredeyse ilahi bir dinginlikle maviye çalan… Burası, insanın nefes aldıkça arındığı, doğanın insana hâlâ kucak açabildiği bir yer. Uzaklardan, binlerce kilometre öteden, kendi memleketinin özlemini taşıyan güzel kalpli insanlar, ekmeklerini kazanmak ve yaşamak için bu topraklara gelmişler. Onların içindeki en güçlü bağ ise, uzaklarda da olsa köklerinden kopmamış olmaları.
İstanbul’a on binlerce kilometre uzaklıkta, Fort Collins'te -çimlerle örtülü zeminin üzerinde, göğe yükselen yüzyıllık ağaçların gölgesinde, bulutların dans ettiği mavi bir gökyüzünün altında -bir festival kuruldu. Müziğin ritmi, mutfak tadlarının kokusu, hediyeliklerin uyumlu renkleri ve sanatın inceliği, farklı hayatların tek bir anda, görünmez bir uyumla buluştuğu bir noktada birleşti. İnsanlar uzak coğrafyalardan geldiler; yan yana oturdular, kucaklaştılar, sohbet ettiler, özlem giderdiler. Kimi yerde yeni dostlukların temeli atıldı, kimi yerde geçmişin özlemleri sıcak bir gülümsemenin ışığında eriyip başka bir zamana karıştı.
Aylar süren gönüllü emeklerin, uykusuz gecelerin ve sabırla işlenmiş fedakârlıkların sonucunda filizlenen bu buluşma, insanın kendinden vererek, kendinden azaltarak başkalarını çoğaltabileceğini gösterdi.
Denver’dan Fort Collins’e uzanan bir ekip, birbirine bağlılığıyla bu emeği omuzladı. Sanatçısına saygıyı bir duruşla, misafirperverliği ise elleriyle sundukları bir armağan gibi gösterdiler Kültürü ve sanatını yalnızca anlatmakla kalmayıp, onu yaşatmayı, tattırmayı, dinletmeyi ve dokundurmayı başardılar; çünkü gerçek kültür, paylaşıldığında var olur, insanları birbirine bağlayan görünmez bir bağa dönüşür.
Benim katkım, suyun, boyanın ve sabrın kadim birleşiminden doğan bir sanatı, Ebru’yu göstermekti. Onların bakışlarındaki şaşkınlık, gülümseyen yüzlerindeki parlayan sevinç, ani tepkiler ve ardından gelen sıcak sözler, bana her şeyi anlattı. Kimi Ebru sanatını bilmeden, merakla ve ciddi bir tavırla yaklaştı; sonra sanatın suyundan içti ve bir dost gibi sohbete başladı. Fotoğraf çektirmek isteyenler, yeniden buluşma dileğinde bulunanlar, gözlerindeki hayranlık ve içtenlik… Hepsi aynı gerçeği fısıldıyordu: Sanat, dil, din ve ırk fark etmeksizin yabancılığı eritip, insanları birbirine bağlayan en derin dildir.
Ve… Fort Collins’te bir Türk festivali vardı. Colorado’nun engin göğü altında, özveriyle örülmüş, dostlukla pekişmiş, sevgiyle çiçek açmış bir festival. Orada bir kez daha görüldü ki, insanın paylaştığı her emek, her gülümseyiş ve her dokunuş, sadece ve sadece bir günü kapsamakla kalmaz, zamanın kendisini de dönüştürür. Kültür, sanat ve fedakârlık mesafeleri aşan bir köprü kurar, insanı insanla birleştirir ve ruhlarda silinmez izler bırakır…
Atilla CAN
24 Ağustos Pazar Fort Collins/ Colorado